Kutsal Çocuk (The Divine Child)
Kutsal Çocuk, benliğimizin en saf, en içsel özünü simgeler.
Ancak masumiyeti ve oyunbaz doğası, onu dış dünyanın sert gerçekliklerine karşı savunmasız kılar.
Çoğunlukla bir bebek ya da çok küçük bir çocuk olarak temsil edilen bu figür, rüyalarda karşımıza çıktığında, masumiyetten düşerek yetişkinliğe girmiş olsak da özünde olmaya yöneldiğimiz “hakiki benliği” simgeler.
Bu arketipin en bilinen sembollerinden biri hiç kuşkusuz bebek İsa’dır.
Kutsal Çocuk arketipi, kişisel gelişim ve ruhsal olgunlaşma yolunda ilerlerken değişme ve dönüşme gücünü temsil eder.
Jung bu süreci bireyleşme süreci olarak adlandırmıştır.
Aynı zamanda Kutsal Çocuk, Jung’un ego ya da çocuklukta şekillenen sınırlı kişilik olarak tanımladığı dar benlik algısının aksine, bütün benliği simgeler.
Rüyalarda bu çocuksu arketipin farklı varyantları da ortaya çıkabilir; örneğin yaralı çocuk ya da terk edilmiş çocuk.
Bazı durumlarda hayvan biçiminde de belirebilir.
Bu arketiplerden herhangi biri rüyalarınızda ortaya çıkıyorsa, onun neyi simgelediğini bilmenin yanı sıra, rüyanın diğer ayrıntılarına da dikkat etmek önemlidir.
Rüyayı analiz ederken kendinize şu soruları sormak yararlı olabilir:
Çocuk sağlıklı mı yoksa hasta mı?
Rüyadaki çocuk siz misiniz, yoksa başka bir figür mü?
Onu besliyor, koruyor musunuz; yoksa ona zarar mı veriyorsunuz?
Rüya, bir çocuğun bulunmasını isteyeceğiniz bir mekânda mı geçiyor, yoksa uygunsuz bir ortamda mı?
Başkaları çocuğa zarar vermeye mi çalışıyor?
Bir rüyada çocuğun ne anlama geldiğini kavradıktan sonra bu tür sorular sormak, içsel benliğinizle —en saf varoluş hâlinizle— nasıl bir ilişki kurduğunuzu anlamanıza yardımcı olur.
Örneğin, rüyanızda odanın bir köşesinde terk edilmiş bir çocuk varsa ve onunla hiçbir temas kurmak istemiyorsanız, bu durum, içinizde yaşayan içsel çocuğa nasıl davrandığınızı sorgulamanız gerektiğine işaret edebilir.
Unutulmamalıdır ki bilinçdışı, çoğu zaman hakikatleri metaforlar aracılığıyla iletir. Bu nedenle rüyanın anlatısını çözümlemek ve daha derine inmek gerekebilir.
Gölge (The Shadow)
Gölge —yukarıda ayrıntılı biçimde ele alındığı üzere— kendimizde görmezden gelmeyi seçtiğimiz ya da var olmasını istemediğimiz yönleri temsil eder.
Çoğumuz gündelik yaşamda bu yönlerimizi bastırmaya çalışırız; ancak rüyalarda Gölge, çoğu zaman ürkütücü bir karşıt figür olarak belirir ve en iyi çabalarımızı sabote eder.
Rüyalarda karşılaştığımız Gölge figürleri bizi nasıl yorgun ve korkmuş hissettiriyorsa, uyanık yaşamda karşılaştığımız gölgeler de benzer etkiler yaratır.
Jung, uyanık yaşamda başkalarına yönelttiğimiz öfke ve düşmanlığın, onların kendi gölgemizi temsil etmelerinden kaynaklandığını belirtmiştir.
Hilebaz (The Trickster)
Hilebaz arketipi, pek çok kültürde ortak olarak bulunur.
Antik Yunan’dan Kızılderili mitolojisine kadar, mitlerde ortalığı karıştıran bir figür olarak karşımıza çıkar.
Rüyalarımızda sıklıkla egomuza şakalar yapmak için belirir; böylece kendimizi aşırı ciddiye almamızı engeller.
Birçok biçime bürünebilir ve genellikle bir durumu yanlış değerlendirdiğimiz anlarda ortaya çıkmayı sever.
Bazı düşünürler, her şekle girebilme yeteneği ve kargaşa yaratma eğilimi nedeniyle Hilebaz’ı Gölge’nin bir parçası olarak görür.
Ancak onu Gölge’den ayıran temel fark şudur: Gölge, biz fark etsek de etmesek de her zaman bizimledir; Hilebaz ise ego kendisini bir köşeye sıkıştırdığında ortaya çıkar.
Bu arketip her zaman kişisel gelişim ve dönüşüm için bir fırsatı temsil eder.
Ancak Gölge rüyalarda bizi tehdit ederken, Hilebaz bizimle alay eder.
Bu arketip ortaya çıktığında genellikle rahatsızlık, utanç ve mahcubiyet duyguları eşlik eder.
Özellikle yaşamımızda yeni bir yön konusunda kararsız olduğumuzda rüyalarda belirmeyi sever ve durumu hafife alarak egonun ciddiyetini bozur; bu da egoyu son derece öfkelendirir.
Hilebaz, gerçekliğin çelişkili doğasını adeta özetler.
Zamanın hem içinde hem dışındadır.
Bu dünyaya aittir, ama aynı zamanda bu dünyaya ait değildir.
Onunla ilişkilendirilen mitolojik imgeler arasında anahtarlar, saatler, maskeler ve sonsuzluk sembolleri yer alır.
Nihai olarak iyilik yönünde çalışsa da, niyetleri her zaman net değildir.
Statükoyla alay etmeye ve her şeyi sorgulamaya adanmış olması nedeniyle gerçek amaçları çoğu zaman belirsiz kalır.
Coyote
Coyote, Kızılderili mitolojisindeki en meşhur Hilebaz figürlerinden biridir.
Coyote hem aptallığı hem bilgeliği, bu ikisi arasındaki dengeyi temsil eder.
Çoğu zaman bilgeliği, oyunlarının ve aptallıklarının içine gizlenmiştir.
Bir savaşı kaybetse bile, Coyote asla gerçekten yenilmiş değildir.
O büyünün koruyucusu, bir öğretmen ve aynı zamanda bir yaratıcıdır.
Coyote, insanlara saçma eylemler yoluyla kendi zayıflıklarını gösterir; böylece hatalarını fark etmelerini ve onlardan öğrenmelerini sağlar.
Aptallık yoluyla öğretir; kendi kendimizi nasıl sabote ettiğimizi görmemize, kendimize gülebilmemize ve yeni bir bilgelik düzeyiyle yolumuza devam etmemize yardımcı olur.
Eğer bu rahatsız edici arketip rüyalarınızda ortaya çıkıyorsa, şu olasılıkları göz önünde bulundurabilirsiniz:
Psişenizin bir yönü yaşamınızda kaos mu yaratıyor?
Kendinizi sabote ediyor olabilir misiniz?
Yaşamınızda aşırı katı mı davranıyorsunuz?
Coyote bu katılığı dengelemek için ortaya çıkmış olabilir.
Kalbinizi mi izliyorsunuz?
Ruhunuzu mu?
Belki de sizi gerçek çağrınıza yönlendirmek için buradadır.
Bilge Yaşlı Adam (Wise Old Man)
Rüyalarımızda Bilge Yaşlı Adam arketipiyle karşılaştığımızda, çoğu zaman özel bir bilgi edinmiş olduğumuz hissi uyanır.
Bazen bilinçdışımızın kilitlerini açacak “anahtarlar” sunan bir rehber olarak görünür.
Bazen de güçlü bir erkek figürü kılığına girebilir; hatta kendi babanız şeklinde belirebilir.
Rüyalarımız arketipsel figürlerle dolu olduğu gibi, uyanık yaşamımız da öyledir.
Bu nedenle Bilge Yaşlı Adam’ın gündelik yaşamda karşınıza çıkabileceğine de dikkat edin.
Çoğu zaman, öğüt verdiği kişilerden kültür, ulus ya da zaman bakımından “yabancı” biri gibi algılanır.
Şu biçimleri alabilir:
Baba ya da dede
Profesör
Doktor
Rahip
Yetke konumundaki herhangi bir erkek figür
Bilgelik, zekâ, içgörü, yardım etme isteği ve ahlaki nitelikleri temsil ettiği söylenir.
Aynı zamanda tehlikelere karşı uyarır, koruyucu armağanlar sunar.
Elbette diğer tüm arketiplerde olduğu gibi, onun da hem olumlu hem olumsuz yönleri vardır.
Rüyalarda, kültürel olarak tanınan biçimlerinden biriyle de karşılaşabilirsiniz:
Gandalf (Yüzüklerin Efendisi)
Obi-Wan (Star Wars)
Merlin
Noel Baba
Rüyalarınızda hangi biçimde ortaya çıkarsa çıksın, onu dikkatle izleyin.
Kadın karşıtı olan Bilge Yaşlı Kadın (Crone) gibi, o da bizi daha yüksek bir bilinç düzeyine yönlendirmek için oradadır.
Bu yol, bazen yüzleşmek istemediğimiz bir alan olabilir.
Ancak öğretilerine saygıyla ve öğrenmeye açık bir tutumla yaklaşırsak, yaşamımızda yeni bir düzeye doğru yönlendiriliriz.
Bilge Yaşlı Kadın (Wise Old Woman / Crone)
Bilge Yaşlı Kadın arketipinin en tanıdık temsili büyük olasılıkla Doğa Anadır.
Tüm kültürlerde bulunur ve her zaman bereketin ve doğurganlığın kaynağı olarak görülür.
Tüm yaşamı doğuran odur; ama aynı zamanda yaşamı geri alan, ölümün taşıyıcısı da odur.
Bilge Yaşlı Kadın ya da “Crone” rüyanızda belirdiğinde dikkat kesilin.
Çünkü genellikle kahramanı eğitmek için gelir.
Ve o kahraman sizsiniz.
Sizi korumaya ve eğitmeye gelir; yolculuğunuzda size yardımcı olacak armağanlar da getirebilir.
Söylediklerine dikkat edin; gördükleriniz ya da duyduklarınız hoşunuza gitmese bile.
O sizin için neyin iyi olduğunu bilir ve bazen sunduğu şifa acı olabilir.
Ancak öğretileri her zaman sert değildir.
Bazen rüyalarınızda sizi teselli etmek ve iyileştirmek için de ortaya çıkabilir.
Anneniz ya da büyükanneniz biçiminde belirebilir.
Tıpkı Doğa Ana gibi, koşulsuz sevgi ve kabulle sizi besleyen bir figür olarak.
Çoğunlukla büyük bir otorite ve saygı figürü olarak görünür; üstün içgörü ve daha yüksek bir bilinç hâlini temsil eder.
Şu biçimleri alabilir:
Doktor
Büyükanne
Profesör
Büyücü
Şaman
Yetke ve saygı taşıyan herhangi bir kadın figür
Neredeyse her zaman sizi kendini tanıma yolculuğuna yönlendirmek için ortaya çıkar.
Aslında Yüksek Benliğinizin dişil yönünü simgeleyebilir.
Bu nedenle Yüksek Benliğinizin size ne söylediğine kulak verin.
Büyük olasılıkla bu, sizi daha yüksek bilinç hâllerine taşıyacak değerli bir bilgidir.
Crone, yaşamın tüm deneyimlerinden geçerek bilgelik kazanmış kadındır.
Yaşamı boyunca verdiği kararlar üzerine düşünmek ve değerlendirmek için zamanı olmuştur.
Bu içgörüyü, kendisinden genç kadınlara aktarabilir.
İlişkiler, topluluk, aile ve kadınların kişisel meseleleri konusunda büyük bir bilgelik kaynağı olarak toplumda saygı görür; hem kadınlar hem erkekler tarafından.
Rüyalarınızda Bilge Yaşlı Kadın’ın belirmesini bir onur olarak kabul edin.
Rüyanın çevresindeki ayrıntılara özel dikkat gösterin.
Bu, kişisel evriminiz için vazgeçilmez nitelikte bir rehberlik olacaktır.
Epilog
Kişisel arketipsel örüntünüzü keşfettiğinizde, zayıflıklarınızı güce dönüştürmeyi ve her koşulda en iyi hâlinizle var olmayı öğrenirsiniz.
Bunun ardından, başkalarının hangi arketipler aracılığıyla işlediğini ayırt etmeye başlarsınız; bu da onlarla daha etkili ve şefkatli ilişkiler kurmanızı sağlar.
Bu son derece güçlü, hatta yaşam dönüştürücü bir süreçtir.
Jungiyenler “kolektif bilinçdışı”ndan söz ettiklerinde, tam olarak bunu kastederler.
Psişenin herkes için ortak olan ve simgesel olarak ifade edildiğinde bilinçdışı tarafından anlaşılan yönlerine arketipler denir.
Tanrılar, tanrıçalar, demonlar ve ruhlar, bu yönleri betimleme girişimleridir.
Ayrıca bilinçdışı düzeyde doğrudan anlaşılan başka semboller de vardır.
Bu sembolik bütün, kolektif bilinçdışını oluşturur.
Arketipleri tanımlamak için Jungiyenler arasında pek çok farklı şema bulunur.
Burada sunulan şema, Pearson’ın Awakening the Heroes Within adlı kitabına dayanır ve on iki farklı arketip içerir.
Bu arketipler, kişisel gelişim ve olgunlaşmanın farklı aşamalarını simgeler.
Her birimizde bu on iki arketipten izler bulunmakla birlikte, yaşamın farklı dönemlerinde bazıları daha baskın hâle gelir.
Bu arketiplerin herhangi birinin —çoğunlukla toplumsal koşullandırma yoluyla “kötü” olarak etiketlenip— inkâr edilmesi, onların ortadan kalkmasına yol açmaz.
Aksine, bu arketipten olumlu biçimde dışavurulabilecek enerji, kişinin yaşamında olumsuz biçimde kendini göstermeye başlar.
Bu durumda olan bir kişi bazen “gölge tarafından ele geçirilmiş” olarak tanımlanır.
Amaç, bu arketiplerin her birini doğrusal biçimde değil, spiral bir hareketle, Masum’dan Soytarı’ya ve tekrar Masum’a doğru, her seferinde daha yüksek bir düzeyde geliştirmektir.
Bu yolculuğun bir sonu yoktur.
—
Philippe L. De Coster, D.D., The Collective Unconscious and Its Archetypes, s. 26–32
